"Çeyizlik Filmler" sergisi, WallPeople ve şahane mekan Milk Gallery

Posted: 11 Nisan 2010 Pazar by Orçun Ersan in
0

Yüz yüze görüşme konusunda epey bir arayı açtığım fotoğraf grubundan arkadaşlarla buluştuk dün akşam üzeri. Beyoğlu kalabalığından ve hengâmesinden bunalmışken sevgili dostum Haluk'a "Üstad çok enteresan bir sergi var Galata tarafında bir göz atalım mı ?" şekilnde bir soru yöneltir yöneltmez kendimizi Milk'in kapısında bulmamız bir oldu.

Milk, benim şimdiye kadar gittiğim makyajlı sergi salonlarından çok uzak, gayet "indie" bir salon. Hatta salon demek bile yanlış. Bir nevi sergi odası. İçeride şu pahalı alışveriş merkezlerinde görmeye alışık olduğumuz "design" ürünlerden çok farklı, gayet özgün ürünler sergileniyor ve aynı zamanda satışa sunuluyor. İçeriye bir kere girdikten sonra da çıkmak epey bir vakit alıyor ona buna bakmaktan.



Şu sıralar el emeği göz nuru tabirine oldukça uyan da bir sergi var Milk de. Ezgi Genç adında 22 yaşındaki genç bir kadının "Çeyizlik Filmler" adını verdiği bir sergi. Şu ana kadar bir çoğumuzun belleklerinde yer etmiş birçok sinema filminin önemli karakterlerini keçeden kesip biçmek suretiyle yeniden hayata geçirmiş Ezgi. "Çeyizlik" olarak nitelendirilen filmler arasında, Amélie, My Neighbour Totoro, Eternal Sunshine Of The Spotless Mind ve Persepolis benim en beğendiklerim oldu. Ayak üstü biraz sohbet etme imkânımız da oldu kendisiyle. Aslında bu yeteneğinin yanı sıra iyi de bir hat sanatçısı olma yolunda hızlı adımlarla ilerliyor kendisi. En çok da okuldaki Osmanlıca dersinin zorluğundan dem vuruyor.

Sergi yaklaşık 10 gündür arz-ı endam etmesine rağmen, birçok yüksek tirajlı gazetede ve internet haber sitelerinde yerini almış durumda. 18 Nisan olarak belirlenen sergi bitiş tarihi ise 22 Nisan'a kadar uzatılmış. (Bizzat Ezgi söyledi :) Yapacak çok önemli bir işiniz yoksa kesinlikle birkaç dakikanızı ayırmaya değecek.

Bu şahane serginin dışında bir de güzel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı Milk. Dün akşam gerçekleşen WallPeople adlı etkinlik İspanya menşeili olmasına karşın, İstanbul ayağını da içine alarak aslında global bir etkinliğe dönüştü. Etkinliğin amacı, fotoğraf çeken ve fotoğrafa ilgisi olanları bir araya getirmek aslında. Siz çektiğiniz bir fotoğrafı duvara yapıştırıyorsunuz. Eğer bir başka fotoğraf yapıştıran sizin fotoğrafınızı beğenirse değiş tokuş yapmak suretiyle fotoğraflar el değiştiriyor. Bu sayede de sizin gibi fotoğrafa gönül vermiş birçok insanla da tanışma fırsatınız oluyor.

Sözün özü sanat ve üretim adına gayet dolu bir hafta sonu geçirdiğimi söyleyebilirim. Milk ve orada tanıştığım insanlar ise en büyük kazancım oldu. Nasıl diyorlardı ecnebiler : "Yine gelecek ben !"

0 yorum: